11 Ocak 2009 Pazar
2008'in en iyi rock ve metal albümleri
Habitación de Fermat, La

10 Ocak 2009 Cumartesi
A.R.O.G.

9 Ocak 2009 Cuma
Melekler korusun

Dizide bazı noktalar var ki; İstanbul'da yaşamın tüm zorluklarını daha iki bölüm olmasına karşın çok iyi öğrendik sayılır. Hümeyra'nın üstün oyunculuğunun rolü çok büyük bu dizinin izlenilmesinde... Öyle tavırları var ki gerçek anne imajına büsbütün uyuyor. İpek (Ö.Özpirinççi) yaşının gereği gayet hayalperest ve bencil. Esin (R. Demirer) aileden gizli iş çevirmişliğin sıkıntısıyla boğuşurken bir yandan Özgür'le (S.Şekerci) aralarındaki arkadaşlığı çok kıskandırıcı.

Bu çizgide gider ve kriz de engel olmazsa dizide 3 yada 4 sezon sonunda -son- yazısını görebiliriz.
8 Ocak 2009 Perşembe
Osmanlı Cumhuriyeti

7 Ocak 2009 Çarşamba
Aşure günü
Aşure günü ne anlama geliyor?
...devamı için bu entry iş görebilir.
Bir gün sonra not: Herkes aşureyi çok fazla seviyor gördüğüm kadarıyla... Neden bir aşure dükkanı yok değil mi? Mantıcı, börekçi, tatlıcı var da aşureci neden yok???
6 Ocak 2009 Salı
Vicdan

Nurgül Yeşilçay'dan hangi rol kurtulmuş ki diye düşündüm film sonrası... Rolün içine öyle bir giriyor ki onun Nurgül'den çok Bahar, Gülsüm yahut Emine olduğuna inanıyorum...
Murat Han ise; Mahmut rolü için bu mesleği yapıyor zannederim. Fakat (uzun bir fakat var burda); ben Murat Han'ı başka bir projede biraz da gülerek görmek istiyorum. Mutluluk filmi dahil kendisinden ciddi tırsmaya başlıyorum...
5 Ocak 2009 Pazartesi
Çözüm dedikleri

Haber Türk' deki haberi okuyunca hiç şaşırmadım.
1) NEW YORK TIMES: TÜRK-ARAP BARIŞ GÜCÜ
2) WASHINGTON POST: TÜRKİYE ARACILIYLA HAMAS-EL FETİH ANLAŞMASINI İSTEDİ
Bu düşünceyi dile getiren kişi Abd’nin İsrail nezdindeki eski Büyükelçisi Martin Indyk... Yani kısaca şunu diyor bu Martin: İsrail Filistin'de adam bırakmayana kadar bombalayacak... Sonra Türk ve Arap askerleri Filistin'e gelip ortalığı kolaçan edecekler... Hani kalan bir asi kalmış mı? Kalmışsa silahlı mı? Silahlı ise "barış"ı sağlamak için silahını alıp İsrail'e teslim edecek bu kişiyi.çokuluslu. ordunun bir askeri. Barış gücü ya, bunu yapacak... Müslümanı müslümana kırdırıp İsrail büyük bir beladan kurtulmuş olacak... Sonra asıl savaşlar başlayacak... Büyükbaş ülke olan abd karışıklık içindeki Arap ülkelerine "barış"ı getirmek adına girecek... Irak'ta ne yaptıysa aynısını yapacak ve silah tüccarları daha da zengin olacak... Savaşlar uzadıkça uzayacak...
Sonuç olarak; sessiz kalmak, yaşanan bu saçma sapan savaşa tepki göstermemek insanlık ayıbıdır.
Savaşın Dünya üzerindeki durumunu ise John McCarthy İngiliz Independent on Sunday gazetesindeki makalesinde çok iyi açıklıyor. "Filistinliler acı çekiyor çünkü dünya İsrail'in canını sıkmak istemiyor"
3 Ocak 2009 Cumartesi
7
Bünyesinde İnsan sevgisini ve insana saygıyı barındırmadığına şahit olduğumuz kişi Veysel Karani Demir'i bir çok kişi izlemiştir herhalde televizyonda demeç verirken. Elinde borular, gaz ölçüm cihazları falan böyle güzelce bir tanıtım yapıyor, şirketinin borsada işlem gördüğünü hatırlatıyor, olaydan dolayı şirketin olumsuz etkilendiğini dillendiriyor. 7 ölü gencin ardından. yapıyor bunları... Üzüldüğünü fakat herşeyin sebebi olarak çürük bir boruyu gösteriyor. Sonra basın toplantısı uzuyor ve sıkılıyor bu kişi. Soruyor yanındakilere "ezan okudu mu?" diye... Sonrasında Cuma namazı için izin istiyor. Diyor ki yani hükümete; "bak kardeşim ben namazımdayım niyazımdayım, cumaları da asla kaçırmam... " Seçim öncesi gösterişini yapıp toplantıyı tamamlıyor. Bakıyoruz şöyle bir ardından...
Kendisine kameralar karşısına çıkarken takmadığı kravatını soran gazeteciye; "Bir kravat hediye et bana da takayım. Özel bir tutumum yok. Psikolojiyle ilgili. Hadiseyi hiçbir insanın görmesini istemem. Gençlerin her biri bir tarafa düşmüş. Kimisi yerde, kimisi yüzükoyun, kimisi belden üstü yarı çıplak...."
Ne sebeple değil de hangi vaziyette öldüğünüz daha da önemliymiş gibi... İşte biz böyle bir ülkede yaşıyoruz. Doğal gaz ülkemize geliyor, yaygınlaşıyor fakat gaz kaçağı sırasında alınması gereken önlemleri içeren bir tv programı, reklamı, tanıtımı yayınlanmıyor. Bu tarz iyileştirmeler yerine ölmüş kişiler ardından yarı çıplak muhabbeti yapılıyor, öyle ki bir de suratları kızarmadan,evde esrar bulunduğuna dair haberler yapılıyor gazetelerde (! Bir tek gazetede)... Kızgınlığım artıyor içi yanıp kavrulmuş o aileleri düşündükçe...
Benim bildiğim kadarıyla, ölünün ardından konuşulmaz... Rahmet ve merhamet dilersin Allah'tan... Hakkını helal edersin gerekirse... Ama onu yermek, küçük düşürmek, iftira atmak yoktur dinimizde... Özel hayat kul ile Allah arasında hesaba çekilir. İster çıplak olsun, ister alkolik, ister eroinman kime ne? Ölmüş 7 tane bahardan bahsediyoruz, ayıp değil mi? İftirayı ortaya atıp cuma namazı kılmaya koşmak, günah değil mi?
Karani Demir akşam saatlerinde istifa etti. Teoride doğru olan buydu... Fakat bu onu affettirir mi? Temize çıkartır mı? Asla!
Hayatını kaybetmiş evlatlara Allah'tan merhamet diliyorum... Anne babalarına sabır diliyorum... Ve son olarak da herkese bu konuda dikkatli olmalarını tembih ediyorum...
2 Ocak 2009 Cuma
Ghost Town
Elimde olan filmlerden en eğlenceli ve kafa yormayacağını düşündüğüm film olan Ghost Town'ı izlemeye başladım gecenin geç bir vaktinde... Cidden düşündüğüm gibi beni fazla düşündürmedi... Sıradan ve huysuz bir dişçi olan Dr. Bertman Pincus [Ricky Gervais] ameliyat için hastaneye gider. Ameliyat sırasında 7 dakika kadar ölür. Sonra hiçbir şey hatırlamadan dünyaya döner. Taburcu olduğunda sokakta işleri yarım kalmış ve tam olarak diğer dünyaya geçişi sağlayamamış insanlarların problemlerini çözme talebi üzerine kaçma kovalamaca oynar. Bu ölü kişiler içinde karısını aldatan bir adam vardır. Frank [Greg Kinnear]. Frank'de Bertman'dan karısına (Gwen) karşı olan, benim anlamadığım bir sorunu çözmesini ister ve dr. Pincus'u rahat bırakmaz. Sonunda Dr. Pincus, gel zaman git zaman Gwen'e [Téa Leoni] aşık olur vs vs vs...Bilindik konu, bu klişe konuya değişmiş (alışık olmadığımız) oyuncuların katıldığı bir hayalet hikayesi...Ayrıca; hayaletlerin içinden geçen kişiler hapşuruyor filmde. Bak burası ilginçti işte...1 Ocak 2009 Perşembe
Uyan Ankara

The Big Bang Theory
31 Aralık 2008 Çarşamba
Leylak Zamanı
Maeve Binchy'in kitabı Leylak Zamanı orjinal ismiyle "The Lilac Bus", Irlanda Dublin'de çalışan fakat her Cuma akşam saat 1900'da farklı sebepler ile Rathdoon'a ailelerinin yanına dönen ve haftasonunu orada geçirip Pazar akşamları yine aynı otobüs ile Dublin'e hareket eden 8 kişinin hikayesini anlatan güzel bir kitap. Kendisi de Dublin'de yaşayan yazar, bu 8 karakterin isimlerini başlık haline getirmiş olup, aynı zaman zarfında yaşadıklarını, düşüncelerini yansıtarak karakter analizi yapmamızı istiyor. Korkuları, gelecek planları, aile yapıları, geçmişleri tipik Irlanda soğukluğunu, kişiler arası mesafeli duruşu eflatun renkli bir otobüs ile sanki yumuşatıcı ile yıkanmış çamaşırları andıran hikayelerin bütünü sadece 176 sayfa sürüyor. Sıkılmadan okuyabilirsiniz tahmin ediyorum. Eğer yazarın üslubunu sevdiğiniz taktirde sanırım 12 adet kitabı daha mevcur.30 Aralık 2008 Salı
Vaat
- İnsanlarla daha fazla muhabbet edeceğim. En azından selam vereceğim.
- Dışarıya çıkmak için üşenmeyeceğim.
- Kilo alacağım.
- Paramı hesaplı harcayacağım. Her gördüğüm eşyaya yapışmayacağım. (Bu çok önemli)
- Kitap okurken gözlüklerimi takacağım ve bir kez daha göz doktoruna gideceğim.
- Blog için içime sinen bir tema bulacağım. (Bak bu da önemli)
- Daha fazla kitap alacağım, film izleyeceğim.
- Bir sevgili bulacağım :) (Tüm beni tanıyanlar için konuşuyorum)
- Hayır işi yapacağım.
- Starbucks'a daha az para kaptıracağım.
- Önyargılı olmayacağım.
- İnsanlara daha az güveneceğim. (Garanti veriyorum)
Aklıma gelen şeyler bunlar... Teşekkürler Berke.... =)
Her kuşun eti yenmez
29 Aralık 2008 Pazartesi
The Magus - Büyücü
The Magus, buzda kayarken tüm iç organlarınızın yer değiştirmesi ile son bulan bir kitap. Yıllarca aradığınız bir hazineye her defasında kavuştuğunuzu zannettiğiniz ve asla elde edemediğiniz, en sonunda bunu kabullenip evinize dönmek gibi...John Fowles bir dahi, bir cambaz, bir büyücü. 600 küsür sayfasına baktığımızda hepsini birden olduğunu kanıtlıyor... Üstün olay örgüsünü ilmik ilmik işleyerek sunuyor zihnimize...
26 Aralık 2008 Cuma
Kampanya - İndirim modu


Bu benden bir eleştiriydi İdefix'e.
Kitap fiyatlarında yaptıkları inanılmaz indirimler bu siteyi vazgeçilmezim yapıyor. Zamansız Ajandaların ne kadar gereksiz bir pahalılıkta olduğuna bakarken gözüm Edgar Allan Poe ve %60 indirim kelimelerine takıldı... Günün fırsatı tam 28 Ytl'ydi... Muhteşem bir indirim (Normal fiyatı 70 Ytl) ve her kütüphanede bulunması gereken bir kitap... Ajandaya kızmayı bırakıp tıpış tıpış kitabımı aldım... Dedim olur böyle densizlikler... :)Not: Ben bu entryi yazarken cep telefonuma Worldcard'tan mesaj geldi... Diyor ; şu iki tarih arasında 400 Ytl'lik alışveriş yaparsan 10 Ytl'lik puan vereceğiz... Hasbinallaaaaahhh acaba insanları aptal mı zannediyorlar?
25 Aralık 2008 Perşembe
Futbol bahane mi ne?
Bu sabah Milliyet gazetesinde böyle bir haber okudum. Balçiçek Pamir soruyor. Beşiktaşlı eski yönetici İhsan Kalkavan cevap veriyor;B.P.: Gülen’in etkisi mi oldu diyorsunuz yani?
İ.K.: Evet kesinlikle. İş çok kötüye gidince bir gün bunları topladık kahvaltıya abilerinin yanına hoca efendilerinin yanına getirdik. Hocam dedik, böyle bir sıkıntı var hakikaten de başarısızlar. Sekizinci sırada falanlar ve hoca efendi onlara bir şey dedi. Onun futbolla alakası yok bir kere maça gitmiş, o da tesadüfen. ...."
24 Aralık 2008 Çarşamba
Sümüklü Scarlett ve mendili

Lolita

23 Aralık 2008 Salı
Zaman dilimi
"İmandan çıkma" tehlikesi

Ayrıca diz kapakları, göbek falan hep dışarda avret açık yani.. Aman vaaz verirken dikkat...
Kaynak: Milliyet Gazetesi, Onun da kaynağı Gazeteport'muş.
22 Aralık 2008 Pazartesi
innocence

Taraftar çilesi

21 Aralık 2008 Pazar
Coraline

Coraline vizyona girdikten sonra çok ilgi çekecek bir animasyon-fantastik türde bir film. Siz şimdiden izlenecekler listenize ekleyein bence...
Neyin nasıl yapıldığı için de aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.
20 Aralık 2008 Cumartesi
Righteous Kill

Aşk Yakar

Aşk yakar dizisini buradan izleyebilirsiniz
İnanç süzgeci mailler
19 Aralık 2008 Cuma
Buldum
17 Aralık 2008 Çarşamba
Özür bekliyorum
Site Türk Silahlı Kuvvetler arşivinde bulunan belgeleri inceleme fırsatı sunuyor. Bakalım bu işin sonu nereye varacak?

20 saniye de olsa yine gel bahar
16 Aralık 2008 Salı
‘Özür Diliyorum’ kampanyası

Toros Canavarı
Toros Canavarı 'nı okumuş olanlarınız varsa eğer çok eğlenmiş olduklarına eminim. En azından ben çok eğlendim okurken. Türkiye'nin bir bölümüne ait vakaları evirip çevirip dilimize oturtmuş Aziz Nesin. Çoğu hikayesinde "telefon kulübesi", "telefon", "telefon kumbarası", "santral" gibi ülkede yeni yaygınlaşmaya başlamış bir icadı konu alır. "Hortlak" en komik hikayedir. Okumanız 1 gününüzü almaz bu sebeple okumayı ertelemeyin.
15 Aralık 2008 Pazartesi
Iskalamak

14 Aralık 2008 Pazar
Diriliş

12 Aralık 2008 Cuma
SENsizlik'in şiirleri

"Benim adım yok...
Soğuktur yaşadığım yerler... Issızdır...
Rüzgarın sesi bayram şenliğidir daracık dünyamda..."
10 Aralık 2008 Çarşamba
Bab-ı Esrar
9 Aralık 2008 Salı
The Duchess

8 Aralık 2008 Pazartesi
6 Aralık 2008 Cumartesi
İyiki doğmuşsun

"Ben dostlarımı, ne kalbimle, ne de aklımla severim. Olur ya...! Kalp durur, akıl unutur. Ben dostlarımı, ruhumla severim. O ne durur, ne de unutur..."
5 Aralık 2008 Cuma
Motor Testi
4 Aralık 2008 Perşembe
"Sen yaz ben imzalarım"
Haberin tamamı











