Annem Lost'u keşfettiğinden bu yana sadece 4 gün geçti. Sabah akşam Lost izliyoruz onunla. Tepkilerini izlemek gerçekten çok eğlenceli. 40 yaş üstü kişilerde kalp çarpıntısı yapabilecek kadar heyecan veriyormuş bu dizi, bunu gördüm. Lost'ta ağlayanını ise ilk kez gördüm. Anladım ki 4. sezon bölümleri iki kat eğlenceli olacak benim için.
30 Kasım 2007 Cuma
Çarpık Zaman
Annem Lost'u keşfettiğinden bu yana sadece 4 gün geçti. Sabah akşam Lost izliyoruz onunla. Tepkilerini izlemek gerçekten çok eğlenceli. 40 yaş üstü kişilerde kalp çarpıntısı yapabilecek kadar heyecan veriyormuş bu dizi, bunu gördüm. Lost'ta ağlayanını ise ilk kez gördüm. Anladım ki 4. sezon bölümleri iki kat eğlenceli olacak benim için.
25 Kasım 2007 Pazar
Cips + Kola = Sinema

b-) 14 Aralık 2007'de Türkiye'de vizyona girecek olan ve yine sabredip de bekleyemediğim Bee B. Movie isimli animasyon filmini cipsimi kolumun altına alarak izledim. Yorumumu da ekşi sözlük bünyesinde şu şekilde yaptım;

--- spoiler ---
--- spoiler ---
bu arada aldığım dvd üzerinde "cem yılmaz'ın sesiyle" gibi bir ibare vardı. ne kadar doğru bilmiyorum.
http://www.imdb.com/title/tt0389790/
(tirnakmakasi, 21.11.2007 10:02)
#11741948
Ayrıca film hakkında şuradan ve buradan tatminkar bilgiler alınabilir.
c-) Benim gibi Owen Wilson hayranlarının ilgisini çekebilecek değişik bir film olan The Darjeeling Limited bayılacağı bir yapım. Üç arkadaşın ilahi Hindistan yolculuğu ve güven üzerine yapılmış en renkli filmlerden biri. Muhteşem soundtrackleri de eklersek seyri şölene dönüştürüyorsunuz. Başrollerini Owen Wilson, Adrien Bloody, Jason Schwartzman'ın paylaştığı, yönetmenliğini Wes Anderson'un yaptığı film, 15 Şubat 2008'de ülkemize gelerek görücüye çıkacak.

d-) Sıradaki film bir Türk filmi. Sevgili Fatih Akın'ın son filmi Yaşamın Kıyısında diğer adıyla "Auf der anderen seite". Televizyonda film hakkında bir şeyler duyduğumuzdan bu yana cemaatte bahsi geçtiğinde ilk aklımıza gelen isim tabi ki Nurgül Yeşilçay oluyor. Filmi izledikten sonra da benim için bu durum değişmemiştir. Nurgül'ün kendisini her geçen gün geliştirdiğinin göstergesidir bu film. Ölümün değişik şekillerini konu alan filmde birbirlerinden bağımsız yaşamların aslında ölümde kesiştiğini görüyoruz. Bana göre Fatih Akın bu işten de yüzünün akıyla çıkmıştır.

İyi seyirler dilerim.
24 Kasım 2007 Cumartesi
Az Kaldı
20 Kasım 2007 Salı
Havalardan Sanırım
17 Kasım 2007 Cumartesi
Gün
Dün gece 0300'a kadar Avrupa Yakası'nı izledim ve bir hayli güldüm. Ekşi Sözlük'te "Bir işkence tipi olarak Burhan Altıntop" adında başlık açmayı düşünüyorum. (Artık yazarım ya o bakımdan; keh keh keh)
Facebook'ta istemediğiniz kişileri engelleyebiliyormuşsunuz. Kurcalarken farkettim. Ayrıca arkadaş listenizdeki samimi olmadığınız kişilerin özel bölümleri görmesini de engelleyebiliyormuşsunuz. Bu da süper bir olay.
Yeni aldığım uzun kolluklarıma ofisteki kızlar güldüler. Ben de onlara güldüm. Gülüştük öyle. Eylemlerim devame decek.
Ofiste konuşmadığım, hatta görmek istemediğim tam 8 kişi var. Güzel bir rakam.
Rüyamda kendisini klonlayarak çalışma saatini 4'e indiren bir adam gördüm. Mantıklı geldi bana.
* Uykusuz yazarı Uğur Gürsoy'un Fırat tiplemesinin hayranıyım. Tam sayfa çizmesini umut ediyorum. Hatta emrediyorum. (karikatür 14 Kasım ekinden alınmıştır. üstüne tıklayıp büyütünüz)
Kredi kartı extrem şaka gibi. Hep birlikte kahkaha atıyoruz.
16 Kasım 2007 Cuma
En Özel Erkeğime
"Beni hiç terketmeyecek olan adam; sana çok şey borçluyum. En önemlisi bana aşıladığın umut gücü için borcum büyük...
Nice nice mutlu, huzurlu ve en önemlisi birlikte geçirilecek yıllara babam"
14 Kasım 2007 Çarşamba
TekmeTokat Oturumu Açtı

"
10 Kasım 2007 Cumartesi
Afiyetteyim İnşallah?
Peki ne olacak şimdi?
3 Kasım 2007 Cumartesi
23:23
Bir gün bir yaratık çıkacak mesela... O ucube sadece bir kez geğirdiğinde dünyadaki bütün kötü insanlar ölecek. İyiler kalacak ve mutlu mesut yaşayacaklar. Dünya meğerse Cennetmiş. Bunu düşündükçe o yaratığın kıçını silmek istiyorum. Bu görevi üstlenmek ve hizmetçisi olmak... Çünkü dünya Cennet olsa bile ben almıyım alana mani olmayayım hesabından bolca kredi çekiyorum.
Bu gece Toyota'nın arka kapısına kafamı dayadığımda kendimi terk etmeyi de bu kadar net düşündüm. Ayık kafayla... Cadde ışıkları altında...
1 Kasım 2007 Perşembe
Yörüngeyi Sarsan Güneş Hesabı
Yağmur yağacak. Geçen yağmurlu günde de bir salyangozun kaldırımı arşınlayışını izlemek istedim dakikalarca. Bunu yapmayı kafadan geçirdiğimde bir adet ses bombası atıldı buralarda. Anladım ki isteklerim çok basit şeyler. Koskocaman, gereğinden laçka bir dünya ve benim isteklerim. Anaokulu piyesi gibi.
İnsanlar diğer insanları pek şaşırtıyor bu aralar. Tanrı'nın üstümüze gerdiği derinin altında olanlar cidden şaşırtıcı ve sarsıcı. Böyle anlarda tahammülsüzlüğüm su yüzüne çıkıyor ve ben öfkeleniyorum... Halbuki onu kontrol etmem gerek. Bunun için uyanıyorum her sabah. Zaman geçip gidiyor, kendi ekseninde defalarca dönen Dünya gibi. Kimbilir ne çok sıkılmıştır bu durumdan. "Dur artık" diye isyan ediyordur belki de... Ama yine de onun aklını çelen bir Güneş oldukça Dünya hep dönecek hep dönecek ve asla o Güneş'e erişemeyecek. Aptal mı Dünya bu hususta peki? Ne biliyorsun belki de aşktır hovarda Güneş'e. Ay ile flört ettikçe güneş, daha da hırslandığını seziyorum Dünya'nın. Yazık diyorum... Çok yazık. Venüs geçenlerde hüngür hüngür ağladı Dünya'nın bu haline mesela. Mars ise başını dizlerine gömdü bu çaresizliği gördükçe. Satürn'e hiç değinmiyorum çünkü ondan tüm Venüs hayranları gibi nefret ediyorum.
Her neyse... Kısacası aşk yokmuş hocam bizim kafamızda büyüttüğümüz dünyada bunu öğrendik bu gece...
Kal sağlıcakla...