Amat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2009 Çarşamba

Amat


İhsan Oktay Anar'ın 2005 yılında çıkarttığı ve eşi Özlem Anar'a ithaf ettiği nefis kitabı. Daha önce bahsettiğim Puslu Kıtalar Atlası'nda ki gibi olay kurgusunun etkileyiciliği ve uyandırdığı merak okuyucuyu sıkmamakla birlikte heyecanı diri tutuyor.





Kitapta Amat şöyle anlatılıyor;
"
Amat Kitabü'l İber'de anlatıldığına göre Kedigöz Âbidin dede Hazretleri, İbranice'deki "Emet" sözcüğünün, "Gerçek" anlamına geldiğini söylemişti. Sabatay Sevi'nin müritlerinden biri olan Galatalı hekim Avram Efendi, bir hahamın çamurdan bir insan yapıpı alnına "Emet" yani "Gerçek" yazdığını, böylece bu 'insanın' canlanıp her emri yerine getirdiğini; ama kelimenin başındaki "Alef" harfi silindiğinde Emet, "Met" yani "Ölüm" olduğu için çamurdan yapılan bu bedenin canını kaybettiğini anlatmıştı." Sf:230


Nuh Usta'nın, Kırbaç Süleyman'ın, Ali Reis'in, Eşek İsrafil'in, Kazdağlı tomarcı'nın, Göbelez baba'nın, Abuzer Reis'in, Kul Rıza Baba'nın, Diyavol Paşa kaptanlığında Navarin'e giden bir gemi mürettebatının 247 üyesinden sadece bir kaçıdır. Bu 247 kişi 247 meşe ağacına denktir. Ayrıca 247 adet günahkâra da...


Ölümsüzlüğe erişmeye çabalayan Kırbaç Süleyman'ın inancına göre çevresindeki herhangi bir kitabın gelişi güzel açtığı bir sayfasında gözüne çarpan ilk cümleden kendisine ait bir anlam çıkartması anı, Eşek İsrafil'in "Teyakkuz" ile birlikte borusunu üflemesi, Nuh Usta'nın gemideki herkese tek tek fal bakması ve ölümü görmesi, Gemideki veba salgını anı, Emilio Santos takma adını kullanarak kendince öldürdüğü Emilio'yu yaşatan Daniyal'ın hikayesi benim en çok hoşuma giden hikayeciklerdi.


Kısaca Amat; ruhunu şeytana satmanın en süslü öyküsüdür.