Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2009 Cuma

Chris Anthony


Chris Anthony'i Bak Dergisi'nde görmeseydim hiç tanıyamıyacaktım. Chris Anthony İsveçli ödül sahibi bir fotoğrafçı.

- Çocukluğunuzu düşündüğünüzde gözünüze nasıl bir fotoğraf geliyor?
Bugüne kadar yaptığım işlerin büyük çoğunluğu, çocukluğuma doğrudan bir tepkidir. Çirkin, sıkıcı, gri ve tatsız 70'lerden ve evdeki şiddetten kaçış...


- Bak dergisi'nin bu sayısındaki konumuz "korku". Bu sözcük size neleri ifade ediyor?
Ne yazıkki benim için çok şey ifade ediyor. Bilinmezliğin korkusu en büyük düşmanım. Zaman zaman beni felç ediyor. Korku ile heyecanı dengelemeyi öğrenmeye çalışıyorum.


Söyleşinin devamı ve farklı kişilerle yapılmış röpörtajlar için Bak dergisi'nin 13. sayısını bu linkten pc'ye indirebilirsiniz.

25 Aralık 2008 Perşembe

Futbol bahane mi ne?

Bu sabah Milliyet gazetesinde böyle bir haber okudum. Balçiçek Pamir soruyor. Beşiktaşlı eski yönetici İhsan Kalkavan cevap veriyor;
B.P.: Gülen’in etkisi mi oldu diyorsunuz yani?
İ.K.: Evet kesinlikle. İş çok kötüye gidince bir gün bunları topladık kahvaltıya abilerinin yanına hoca efendilerinin yanına getirdik. Hocam dedik, böyle bir sıkıntı var hakikaten de başarısızlar. Sekizinci sırada falanlar ve hoca efendi onlara bir şey dedi. Onun futbolla alakası yok bir kere maça gitmiş, o da tesadüfen. ...."


Ben bu konuşma üstüne malûm hocanın her maçta eline bir adet mikrofon alıp o motive edici cümlelerini tüm stada söylemesini öneriyorum... Hatta bunu binimum Öss, Oks, Yds, Kpss sınavları öncesinde de yapması bir yasa ile kanunlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Eğer ki yetişemem hepsine der ise; her takım kendi bünyesine bir adet hoca alıp maç öncesi ısınma turu yapsınlar... Malum sohbetleri ardından hocaefendinin eteğini öpüp "Ya Allah" derbi maçına çıksınlar... Hayır bir de bunu utanmadan çıkıp söyleyebiliyorlar ya pes doğrusu...

Her insanın inancı farklıdır. İçindeki imanı ise hiç kimse bilemez. Hayatın hangi alanı olursa olsun içindeki inançla kendisini, ötesini berisini motive etme gücünü kendinde bulabilir. Bu ister takım olsun ister bir aile... Farketmez... Habere bakıldığında bunu F.Gülen'in başardığını, fakat kendisinin yapamadığını dile getirmiş ve Gülen'i övmüş de övmüş... Yok takımı şampiyon etmiş, yok bir şey söylemiş herkes kenetlenmiş... Hayır insan biraz düşününce gayet açık bir "niyet" aramıyor değil...

25 Kasım 2008 Salı

Unutulmayan Söyleşiler

Emin Çölaşan'nın “Hürriyet” ve “Milliyet” gazetelerinde 1984-1989 yılları arasında yaptığı röportajlardan oluşturduğu bir kitap. İlk baskısı 2000 yılında yapılan Unutulmayan Söyleşiler Tarihe düşülen notlar kitabında yer alan tam 22 röportaj var. Bu röportajlardan en çok ilgimi çekenler; Aziz Nesin, Vesamet Kutlu (Fatin Rüştü Zorlu'nun metresi), Turgut Alpagut (Emekli İhtilalci), Emekli Albay Tarık Güryay (1960 Yassıada komutanı), Turgut Özal devrinin Uzakdoğu rezaletini anlatmış bir kişi, Prof. Dr. Seçil Akgün (Tarihçi), Leman Karaosmanoğlu (Atatürk'ün Dostu), Ali Elverdi (Emekli General), Musa Öğün (Eski TRT Genel Müdürü), Erol Simavi (Eski Hürriyet gazetesi sahibi)...


Kitaptan sonra 27 Mayıs 1960 İhtilali, 12 Eylül 1980 İhtilali, 12 Mart Muhtırası, 22 Şubat-21 Mayıs Olaylarını farklı taraflardaki insanlardan dinlemiş oluyorsunuz. Mesela Aziz Nesin'in Kraliçe Elizabeth, İran Şahı Rıza Pehlevi ve Mısır Kralı Faruk tarafından toplu olarak mahkemeye verilerek 6 ay hapis yattığını biliyor muydunuz? Ya da Ali Elverdi'nin ihtilal yapan kişilerin bildirisi sonucu radyoyu basarak ihtialiln olmadığını duyurduktan sonra tekrar ihtilalcilerin ihtilal var konuşması yapmasını? Her ne kadar trajikomik bir durum olsa da idamlar bu durumu gölgelemiştir. O dönemleri yaşamamış kişilerin Türkiye'nin yakın tarihini daha iyi anlayabilmeleri için okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitaptır.