2009 yılı yapımı filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2009 yılı yapımı filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Public Enemies - Halk düşmanları


Public Enemies yani "Halk Düşmanı" Michael Mann 'nın yönetmenliğini yaptığı 2009 yılı bir gangster filmidir. Johnny Depp'in iyi bir performans sergilediğini düşündüğüm yapımın perdeye iyi yansıtılamadığını da eklemek isterim naçizane. 1930 yılında Amerika gangsterleri John Dillinger, Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floy'un banka soygunları, halk arasındaki şöhretleri, hapishane yaşantıları, cesaretleri, Chicago bankalarında yarattıkları panik... Polisin gangsterlere bakış açısı, yetersizliği, çaresizliği pek bir gözümüze sokulmuş.

Polisin destek aldığı eski kovboylar sayesinde gangsterlerin teker teker öldürülmesi gözleri en büyük soyguncu John Dillinger'a çevrilir. Bu arada ünlü soyguncu aşık olur. Marion Cotillard'un canlandırdığı Billie karakteri ile ilişki yaşayan ve farkında olmadan onu da tehlikeye sokan John filmin sonunda polis tarafından bir operasyon sonunda öldürülür.

Filmi çok saçma sapan ve üstünkörü anlattım bu sebeple çok kötü olduğunu düşünmemelisiniz. sinemada izleyin diyemeyeceğim keza ben sinema çıkışı silahlı çatışmanın ortasında kalmışım gibi hissetim. Çok fazla silahlı çatışma olan bir film doğal olarak =)

Sırf Johnny Depp için izleyecekler ise pişman olmayacaklarını temin ederim...

28 Mayıs 2009 Perşembe

The Uninvited

* Spoiler


The Uninvited içerisinde pek de korku öğesi barındırmayan, yer yer havada kalan olay çizgisiyle ve ne var ne yok her türlü cevabı en son dakikaya sığdırmış 2009 yılı yapımı ters köşe bir gerilim filmidir. Başrolünü Emily Browning’in "Anna" karakteri ile oynadığı film camiada klişe olarak nitelendirilmiş. Akıl hastanesinde tedavi gören Anna, hasta ve yatalak annesinin çıkan yangında öldüğüne şahit olmasının ardından yaşadığı travmayı atlattığına kanaat getirerek evine döner. Evde (-ki pek büyükçene okyanus dibinde bir hanedir) ablası Alex, babası ve hasta annesinin eski hastabakıcısı ve babasının yeni sevgilisi Rachel vardır.


Çıkan yangının bir kaza olmadığını düşünmeye başlayan Anna ve Alex, Rachel’ın tuhaf üvey anne triplerinden kuşkulanarak kadının gerçek kimliği hakkında araştırma yapar ve kandırıldıklarını anlarlar. Babalarına durumu anlatmak isteseler de bunda başarılı olamazlar. Bu arada hastaneden çıkan Anna değişik hayaller görür. Öldürülmüş 3 kardeşin katilinin babasının sevgilisi olduğuna inanan Anna ve Alex gerilimli zamanlar yaşarlar...


Sıkıldım hemen filmin sonuna geliyorum; Alex, Rachel’ı bıçakla doğrayarak çöp kutusuna atar. Biz bu şekilde görüyoruz en azından ekranda, fakat filmin sonunda bakıyoruz ki; annesi ölmeden evvel babası ve bakıcı Rachel’ı sevişirken gören Anna, annesinin yattığı barakaya giderek biraz benzin alır (depo olarak da kullanılan bir yer çünkü) ve aklındaki düşünceyi yani babası ve Rachel’ın bulunduğu evi yakmak için yola koyulur. Bu arada Alex sahilden sarhoş bir şekilde gelerek annesinin yanına girer, masanın üstünde duran mum devrilir ve baraka havaya uçar. Yani yangını çıkartan Anna’dır. Yine o gece olaya tanık olan arkadaşı Matt’i de geçirdiği bir nöbet sırasında öldüren Anna nöbet sonrasında (cinayetleri işlediğini hatırlamamaktadır) cinayeti Rachel’ın işlediğine inanır. Filmin en sonunda ise görürüz ki Rachel’ı, Matt’i ve annesini de öldüren Anna’dır. Alex ise sadece bir hayaldir. Çünkü o gece barakayla birlikte havaya uçmuştur.


Üstünkörü anlattığım bu kötü filmi daha da berbat hale getirmemi saymazsanız; “haydi biraz gerilelim, çok iyi bir film olmasına gerek yok” diyenler için uygundur. Fakat fazla bir şey beklememenizi dilerim. Sanırım artık iyi korku, gerilim filmi yapılamıyor ya da bizler büyüdük ki artık korkmuyoruz.

7 Mart 2009 Cumartesi

Dead like me - Life after death

*Spoiler

Televizyonda yayınlanan dizisinin aksine çoğu kişinin sıradan ve yüzeysel bulduğu yönetmenliğini Stephen Herek'in yaptığı 2009 çıkışlı Dead like me - Life after death konu itibariyle ölmüş fakat dünyada kalmış kişileri anlatan filmlerden biraz farklı olarak, ölmüş fakat zamanı (ışığı görene kadar olan zaman) gelene kadar dünyada ölecek kişilerin ölüm anlarında ruhunu almakla görevli topluluğu anlatır. Yani birnevi azrailin ölüm timidir bu. Kafasına uzaydan gelen klozet kapağı çarparak ölen George (Ellen Muth) ve üç arkadaşı onlara gelen talimatlar doğrultusunda olay yerine giderek kişinin ruhunu canını yakmadan evvel alırlar ve ışığa yönlendirirler. Olaylar gelişir (gerisini anlatasım gelmedi inanın ki)

Film komedi kategorisinde olup gülünecek bir şey bulabilmek için çaba sarf ettiriyor fakat bulunamıyor. Afişine aldanılmaması gerektiğini düşünüyorum keza afiş benim fazlasıyla hoşuma gitti. Sanırım diziyü izlememiş benim gibi birileri varsa filmden sonra diziye de bir göz atmalılar diye düşünüyorum.