İletişim Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İletişim Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2011 Cuma

Oğullar ve Rencide Ruhlar

"Hergün birkaç saatini divanın altında geçiren, mahallenin delisini ruh eşi gören, gırtlağı kesilmiş bir ceset karşısında kılı kıpırdamayan, yirmilik kızlarla ilgili fanteziler kuran, silah ve alkol düşkünü bir velet. Canavarın küçük bir çocuk olarak portresi! Yeniden doğmuş Rasputin"

Adı: Alper Kamu
Yaş: 5
Eğitim: Anaokolu terk (6 ay)
Hayalindeki meslek: Cehennemde çiçeklendirme yapmak

İntihara meyilli Alper der ki; " Annem evdeki tüm ilaçları yutup kendimi öldüreceğim gibi tuhaf bir düşünceye kapılmıştı. Oysa kim böyle bir salaklık yapar ki? Kendini camdan atmak varken..."


Alper Canıgüz'ün 2. kitabı "Oğullar ve Rencide Ruhlar" yukarıda yazdıklarımdan da anlaşıldığı üzere küçük(!) bir çocuğun anlatımı bir kitaptır. Mahallesinde işlenmiş bir cinayeti savcıdan evvel çözmeye çalışan Alper'in yaşadığı olayları anlatan kitapta şimdilerde unutulmuş mahalle yaşantısının bir çocuğun bakışıyla yaşıyoruz biz de... Tavsiye ederim.


2 Şubat 2011 Çarşamba

Gizliajans

* Kitabı anlatıyorum Spoiler falan

Durnev Hanım der ki; “Erkekler için ne derler bilirsiniz: En iyisi oturakta can versin.” – Kitaptan aklımda kalan tek şey bu değil tabii ki sadece Durnev Hanım ile aynı düşünceleri paylaşıyoruz da yazmak istedim en başta J


“...Bak mesela pencerenin önüne bir kuş konar ben seni severim, bir tren yolculuğunda pencereden dışarı bakarken derme çatma bir ev gözüme çarpar ben seni severim, burnuma eskilerden, hangi uzak hatıraya ait olduğunu bir türlü çıkaramadığım bir koku çarpar ben seni severim, kafama kuş sıçar ben yine seni severim...” Musa, Gizliajans’tan aldığı garip iş teklifini kabul ettiği gün iş arkadaşı Sanem’e ilk bakışta aşık olur. Musa için Sanem o andan itibaren “Vücut ikliminin sultanı” dır.

Aslında kitap Sanem ile Musa’nın aşkından ziyade “uzaydan gelen katil palyaçolar” ın arz-ı endam ederken Musa’nın tercüme-i halidir.


“.. Bazı aşklar vardır, içinde kahkahaların çınlamasından ziyade gözyaşlarınınçağlaması daha uygun düşer. Onu gördüğüm ilk anda biliyordum ki bizimkisi, eğer bir aşkımız olacaksa, böylesine yazgılıdır. Ve kim bu sevdaya yakışacak ilk sözcükeri kalbimin sahibinden daha iyi bilebilir? ‘Seni çok üzerim ben’...”

Kitabın son sayfası bize der ki; "Ve ben artık mutsuz bir adamım"

Çok eğlenceli, kanlı, köpekli kedili, uzay gemili, Prens Charles'lı, Şaban'lı, Tunçay'lı, Müberra Abla'lı deli gibi hareketli bir kitaba hazır olun derim ben.