saz söz müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saz söz müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2008 Çarşamba

Orphaned Land'den sonra belki de en çok sevdiğim senfonik-doom-metal grubu Haggard. Kemanıyla, sopranosuyla, piyanosu ve elektro gitarıyla yarattıkları uzun soluklu parçaları bölüm bölüm sizi bambaşka yerlere sürükler, bazen fırlatır bazen yumuşak iniş yapmanıza neden olur. Çizgilerini hiç değiştirmemiş olmaları ve konser programlarında Türkiye'yi çok kez es geçmemiş olmaları da gözümü doyurur.

Grubun 1999 yılında piyasaya sürdüğü Awaking the Centuries albümünün aynı ismi taşıyan en uzun parçasını sizlere, onlara, bizlere her bireye armağan ediyorum =)




27 Mayıs 2008 Salı

PunkReas


Açıldığı andan itibaren devamlı takibimde olan Punkreas bir müzik haberleri sitesidir. Konu yelpazesi genişliği bir yana bence güzel bir tasarıma sahip.
Bakmadan geçmeyin lütfen...

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Nocas mi srce pati

Ljiljana Buttler'in "Nocas mi srce pati" isimli bir şarkısı varmış sözleri de şöyleymiş;

sta ce mi zivot bez tebe dragi
kad drugu ljubav
ne zelim da imam
sanjam te sanjam
skoro svake noci
samo si ti u srcu mom
nocas mi srce pati
nocas me dusa boli
tesko je kad se voli
kad ostanes sam
jesen je tuzna vec odavno dosla
uzalud cekam uzalud se nadam
o majko moja koliko ga volim
samo je on u srcu mom

Hatta Arkadaşım Unbeknown the black'e göre çevirisi de şöyleymiş;

sensiz hayat neme gerek sevgili.
başka bir aşkı,
istiyor değilken ben..
rüyamda görüyorum seni,
bir süredir her gece.
sadece sensin benim kalbimdeki.

bu gece ızdıraptayım,
bu gece ruhum acıyor.
ağırdır seviyor olmak,
hele yalnız kaldığında.

hüzünlü sonbahar çoktan geldi..
nafile bekliyorum, nafile umutlanıyorum.
ah anam benim, ne kadar da seviyorum onu.
kalbimde bir tek o var..

Ben şahsen sözlerine bayıldım... Şarkıyı
bu siteden dinleyebilirsiniz.

27 Nisan 2008 Pazar

Pinhani'nin baharda gelen "Düğün"ü


25 Nisan günü Pinhani, sevenlerinin uzun zamandır bekledikleri ikinci albümü Zaman Beklemez'i piyasaya sürdü. Albüm içinde Kavak Yelleri dizisinden de aşina olduğumuz "Ne güzel güldün", "Bir anda", "Sevmekten usanmam" 'ın yanında defalarca dinlenecek parçalar da mevcut.

Fakat bana göre ayrı bir yeri olan "Ne güzel güldün" şarkısının dışında favori olabilecek "Düğün" ve "Düğün dernek" ikilisi vardır. Bu iki parçanın arka arkaya dinlenmesi konusunda ısrar ediyorum kesinlikle.

- "Yansın" şarkısını dinlerken bir an için Mor ve Ötesi dinliyormuş hissine kapıldığımı belirtmek isterim açıkçası.

-"Sırası Değil"'i ise Duman grubuna yakıştırdım elimde olmadan.

-"Dursana Dünya" 'nın hızı benim çok hoşuma gitti. İdeal bir konser parçası...

- "Ağlama" ise 'ağlama yaptığın şeylerden sonra' diyerek ağlatan cinsten... Bana göre yani...

Parçaların albüm sırası ise şöyledir;

1.Zaman Beklemez 2.Düğün 3.Ağlama 4.Ne Güzel Güldün 5.Dursana Dünya 6.Sırası Değil 7.Yansın 8.Bir Anda 9.Yalnızlık 10.Sevmekten Usanmam 11.Düğün Dernek

Belirtmekte fayda görüyorum ki bu yorumlarım kesinlikle ilk dinleyiş sonrasında yapılmıştır. Ben albümün genelini beğendim. Karşımda bir iki adım ilerlemiş ve çizgisini bozmamış bir Pinhani gördüm.

İyi dinlemeler.

26 Nisan 2008 Cumartesi

ToDieFor


Bir Finlandiya grubu olan To/Die/For, kimine göre metal yapıyor kimine göre de yapmıyor. Kimi şahane olduğunu düşünürken, bazıları sahne performanslarının işe yaramaz olduğunu söylüyor. İlk albümlerini 1999-2000 yılında All Eternity'i piyasaya sürmüşlerdir. Bu albümde hoşuma giden ve dinlemekten bıkıp usanmadığım Sea of Sin - One More Time - Farewell - In the Head of the Night - Love in You parçaları oldukça başarılıdır. Kişiyi yormayan bir düzenlemeleri vardır.




FareweLL


2001 yılında Epilogue ile bizi Hollow Heart - In Solitude - Chains - Immortal Love ile 1 yıl içinde ne kadar üretken olduklarını kanıtlamışlardır.

Hollow Heart


2 yıl sonunda 2003 yılında Jaded ile Too Much Ain't Enough - Fall Strains - Jaded isimli şarkılarla bana göre ilgi görmemiş, vasat bir albüm geldi.

2005 yılında IV (4) albümleriyle toparlamaya çalışsalarda bana göre ilk iki albüm kadar başarılı olamadılar. Yine de Little Deaths - Last Breath - U2'ya ait New Year's Day (cover) parçaları dikkatten kaçmamıştır. Bir yerlere saklanmıştır.

2006'da şöyle bir silkinip Wounds Wide Open ile yine şaha kalkmıştır grup. Sanki daha sert gelmişlerdir bu kez. Diğer albümde olduğu gibi bir adet cover (Ozzy Osbourne - I Just Want You) yapmışlar. "Sorrow" gibi hoş bir intro ile açılış yaparak ardından Like Never Before - Liquid Lies ve Wicked Circle ile topu kaleye göndermişlerdir.

Like Never Before



Merak edenler için

25 Nisan 2008 Cuma

Talking Heads... Psycho Killer... Coşulası şarkı... 1978... Yaşanılası muhteşem yıllar...




Velvet Revolver... Psycho Killer... Coşulası şarkı... 2007... Yapılan herşeyin mübah olduğu yıllar... Slash.... kehkehkeh...



Dinlenmeye doyulamayan ve envai çeşit cover adı altında çalınan parçayı İzmit'te Karma Rock Band bizlerle buluşturur. Gayet de iyidir. Tavsiye edilir...

5 Nisan 2008 Cumartesi

Stratovarius

Benden sonra bir de muhteşem Stratovarius grubu da dağılmış.

Yeni öğrendim... Dağılan dağılana yahu... Biz de gelsinler bu memlekete mutlu olalım diye bekliyorduk bir yandan... Yalan oldu her bişi...

Onlara "Falling into Fantasy" ile veda ediyorum. Yeniden birleşmeleri dileğiyle...




dinleyelim...

9 Mart 2008 Pazar

Tears Dry on Their Own

Bu haftayı Amy Winehouse haftası ilan ediyorum... Ve herkesi ipodlarına Amy'i yükledikten ve botlarını giydikten sonra sokakta boş boş yürümeye davet ediyorum.




8 Şubat 2008 Cuma

Erir dedi doktor, Depresyon kar gibi

Güzel günler geçirdik, her yer günlük güneşlik... Yarım yamalak seviştik, henüz çok gençtik öğrenciydik mutluyduk... Filan falan... Yerde kalmış vicdan izleri arasından... Öldürmedim bak kendimi... Bu kalp acısı dedikleri dünyanın sonu değilmiş meğer... Devam ettim koşmaya, yalın ayakla... Henüz onlar bunları bilmiyor....


Sen yoksun yüzüm gülmüyor... Henüz onlar bunları bilmiyor... Sen yoksun böyle olmuyor... Yalnızca kastettim öldürmeye geçmişi... Hiç bir iz bırakmadan çekip de gitmeyi... Herkesin gözü önünde azettirdim kendimi... Erir dedi doktor, depresyon kar gibi... Öldürmedim bak kendimi... Bu kalp acısı dedikleri dünyanın sonu değilmiş meğer... Devam ettim koşmaya, yalın ayakla....


Cenk Taner uğradı bu sabah bana.... Tam da karın ağrılarıma ilaç olmak için.... Biliyorum bunu...

1 Şubat 2008 Cuma

Yunusça

Kalktım. Hayır! sana kek yapmadım; kahve yaptım. Sabahın 4'ünde kendiliğinden kalkabilen bir bünyeye sahip olmak mahallenin müezzini olabilme avantajı sağlıyor bana... Hoca olabilirmişim nihayetinde. Aslında planım bu saatte kalktığıma göre sözlükte hazır kimseler yokken entry kasmaktı. Bu arada bilmiyorum farkında mıyım bugün 1 Şubat. Bu da karların yağıp bir gün sonra eridiği güne tekabul ediyor.

Kış aylarında dinlemeyi çok çok sevdiğim 657 'yi kanıma karıştırırdım kahveyle beraber. Çok kişinin bilmediği bu grup "Türkçe Progresif Rock yapan bir müzik gruptur. Grup üyelerinin tümü konservatuvarda hocadır. Adını tüm üyelerinin devlet memuru olması sebebiyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmalarından alır.Müziklerinde opera formları kullanmışlardır. Grup Çatlak adlı albümüyle kariyerine başlamış olup, ikinci albümleri Bilseydik Yaşamazdık'ı çıkardıktan sonra çeşitli sebepler yüzünden 2004 yılında dağılma kararı almıştır."

Bu kısacık nottan sonra Çatlak albümünden Yunusça parçasını dinleyelim coşalım...



657' nin sizi daha da sarıp sarmalaması için albümlerini bir kez dinlemeniz yetecektir. Kahvenizi yudumlayın ve arkanıza yaslanın.

Tırnak içinde bilgi aha burdan alınmıştır

28 Ağustos 2007 Salı

Adı: "You"

Sabahtan beri ne yapsam da canıma okusam diye düşündüm. Aradım, taradım ve en sonunda aradığımı buldum. Usta mazoşistliğimle kendimi sardım sarmaladım. Volkan gibi lavlarımı avuçlarımda sıktım. Söndüm....

Ekşi Sözlük'te okuduğuma göre Amy Lee'nin herkeslerden sakladığı şarkısı imiş bu. Öyle ki toplatmış piyasadan. Nedenini şarkının sonundaki detone oluşuna bağlıyorum. Halbuki bu hal müthiş bir içtenlik katmış şarkıya.




Neler hissettiniz? Canınız yandı mı? Oh ne güzel! Canıma değsin..

18 Temmuz 2007 Çarşamba

Aşkın Sırt Ağrıları

"Bir çocuk parkıyım, sessiz ve kederli... Salıncaklar içinde, yok hiç kimsesi... Arsız bir çocuk gibisin, şımarık ve tatlı...Sana herşeyimi vermek, içimdeki kıpırtı...Gün gelir kapımdan bakıp içeri girersin... Gün olur bu ıssız yeri terkeder gidersin... Sessizliğin dışından bir ses -seni bana getirdi... Karanlığın içinden bir ışık -gökyüzüne yükseldi...

Aşk bomboş bir park gibi...

Yaşlı banklar üstünde bir kaç ıslak sayfa... Bir hayaletin izinin taşıdı yarına... Unuttugun kolyen bir bebeğin koynunda... Senin silik ismini duyurdu yaşama...

Aşk bomboş bir park...
Aşk bomboş bir park şimdi..."

Çeyiz sandığımdaki Kargo grubunun yalnizlik mevsimi alümünde CandemirKoray'ın ete kemiğe bürüdüğü, FerahŞebnem'in hayat verdiği kalamis parki şarkısında aynen böyle dile getirilmiştir...



Anlamı şudur ki;

Geceleri parklar boş olur hani... Gün ağarmadan kırağı iner salıncak demirlerine...
Sabah serinliğinde koşar tüm çocuklar o ilk buz gibi salıncağı kapmak için parklara... Saatlerce şeytansı bir bencillikle salıncakta sallandığında yeniyetme; oturacak arkasındaki demir sırta baskı yapar... Geceleri sırt ağırır... Bu yüzdendir aslında geceleri salıncakların boş kalması...

Sırf gece olduğundan....

Salıncak demirleri soğuk olduğundan...

Çocuk ne kadar bencil olursa olsun elleri daha minicik ve yumuşacıktır... Aynı sırtı gibi... Bir şişe bebe yağı ve hafif, sarsmadan masaj yapılması tavsiyedir..