Ölüyorsunuz ve en özel eşyalarınız tanımadığınız kişilerce karıştırılıyor... Sonra ardınızdan bunlara bakılarak ahkam kesiliyor. Değersizmişsiniz gibi... Sanki ölümü haketmişsiniz gibi... Hatta ölümünüz dine bağlanarak bir de kafirliğin cezası olarak addediliyor utanmadan...
Bünyesinde İnsan sevgisini ve insana saygıyı barındırmadığına şahit olduğumuz kişi Veysel Karani Demir'i bir çok kişi izlemiştir herhalde televizyonda demeç verirken. Elinde borular, gaz ölçüm cihazları falan böyle güzelce bir tanıtım yapıyor, şirketinin borsada işlem gördüğünü hatırlatıyor, olaydan dolayı şirketin olumsuz etkilendiğini dillendiriyor. 7 ölü gencin ardından. yapıyor bunları... Üzüldüğünü fakat herşeyin sebebi olarak çürük bir boruyu gösteriyor. Sonra basın toplantısı uzuyor ve sıkılıyor bu kişi. Soruyor yanındakilere "ezan okudu mu?" diye... Sonrasında Cuma namazı için izin istiyor. Diyor ki yani hükümete; "bak kardeşim ben namazımdayım niyazımdayım, cumaları da asla kaçırmam... " Seçim öncesi gösterişini yapıp toplantıyı tamamlıyor. Bakıyoruz şöyle bir ardından...
Kendisine kameralar karşısına çıkarken takmadığı kravatını soran gazeteciye; "Bir kravat hediye et bana da takayım. Özel bir tutumum yok. Psikolojiyle ilgili. Hadiseyi hiçbir insanın görmesini istemem. Gençlerin her biri bir tarafa düşmüş. Kimisi yerde, kimisi yüzükoyun, kimisi belden üstü yarı çıplak...."
Ne sebeple değil de hangi vaziyette öldüğünüz daha da önemliymiş gibi... İşte biz böyle bir ülkede yaşıyoruz. Doğal gaz ülkemize geliyor, yaygınlaşıyor fakat gaz kaçağı sırasında alınması gereken önlemleri içeren bir tv programı, reklamı, tanıtımı yayınlanmıyor. Bu tarz iyileştirmeler yerine ölmüş kişiler ardından yarı çıplak muhabbeti yapılıyor, öyle ki bir de suratları kızarmadan,evde esrar bulunduğuna dair haberler yapılıyor gazetelerde (! Bir tek gazetede)... Kızgınlığım artıyor içi yanıp kavrulmuş o aileleri düşündükçe...
Benim bildiğim kadarıyla, ölünün ardından konuşulmaz... Rahmet ve merhamet dilersin Allah'tan... Hakkını helal edersin gerekirse... Ama onu yermek, küçük düşürmek, iftira atmak yoktur dinimizde... Özel hayat kul ile Allah arasında hesaba çekilir. İster çıplak olsun, ister alkolik, ister eroinman kime ne? Ölmüş 7 tane bahardan bahsediyoruz, ayıp değil mi? İftirayı ortaya atıp cuma namazı kılmaya koşmak, günah değil mi?
Karani Demir akşam saatlerinde istifa etti. Teoride doğru olan buydu... Fakat bu onu affettirir mi? Temize çıkartır mı? Asla!
Hayatını kaybetmiş evlatlara Allah'tan merhamet diliyorum... Anne babalarına sabır diliyorum... Ve son olarak da herkese bu konuda dikkatli olmalarını tembih ediyorum...
Bünyesinde İnsan sevgisini ve insana saygıyı barındırmadığına şahit olduğumuz kişi Veysel Karani Demir'i bir çok kişi izlemiştir herhalde televizyonda demeç verirken. Elinde borular, gaz ölçüm cihazları falan böyle güzelce bir tanıtım yapıyor, şirketinin borsada işlem gördüğünü hatırlatıyor, olaydan dolayı şirketin olumsuz etkilendiğini dillendiriyor. 7 ölü gencin ardından. yapıyor bunları... Üzüldüğünü fakat herşeyin sebebi olarak çürük bir boruyu gösteriyor. Sonra basın toplantısı uzuyor ve sıkılıyor bu kişi. Soruyor yanındakilere "ezan okudu mu?" diye... Sonrasında Cuma namazı için izin istiyor. Diyor ki yani hükümete; "bak kardeşim ben namazımdayım niyazımdayım, cumaları da asla kaçırmam... " Seçim öncesi gösterişini yapıp toplantıyı tamamlıyor. Bakıyoruz şöyle bir ardından...
Kendisine kameralar karşısına çıkarken takmadığı kravatını soran gazeteciye; "Bir kravat hediye et bana da takayım. Özel bir tutumum yok. Psikolojiyle ilgili. Hadiseyi hiçbir insanın görmesini istemem. Gençlerin her biri bir tarafa düşmüş. Kimisi yerde, kimisi yüzükoyun, kimisi belden üstü yarı çıplak...."
Ne sebeple değil de hangi vaziyette öldüğünüz daha da önemliymiş gibi... İşte biz böyle bir ülkede yaşıyoruz. Doğal gaz ülkemize geliyor, yaygınlaşıyor fakat gaz kaçağı sırasında alınması gereken önlemleri içeren bir tv programı, reklamı, tanıtımı yayınlanmıyor. Bu tarz iyileştirmeler yerine ölmüş kişiler ardından yarı çıplak muhabbeti yapılıyor, öyle ki bir de suratları kızarmadan,evde esrar bulunduğuna dair haberler yapılıyor gazetelerde (! Bir tek gazetede)... Kızgınlığım artıyor içi yanıp kavrulmuş o aileleri düşündükçe...
Benim bildiğim kadarıyla, ölünün ardından konuşulmaz... Rahmet ve merhamet dilersin Allah'tan... Hakkını helal edersin gerekirse... Ama onu yermek, küçük düşürmek, iftira atmak yoktur dinimizde... Özel hayat kul ile Allah arasında hesaba çekilir. İster çıplak olsun, ister alkolik, ister eroinman kime ne? Ölmüş 7 tane bahardan bahsediyoruz, ayıp değil mi? İftirayı ortaya atıp cuma namazı kılmaya koşmak, günah değil mi?
Karani Demir akşam saatlerinde istifa etti. Teoride doğru olan buydu... Fakat bu onu affettirir mi? Temize çıkartır mı? Asla!
Hayatını kaybetmiş evlatlara Allah'tan merhamet diliyorum... Anne babalarına sabır diliyorum... Ve son olarak da herkese bu konuda dikkatli olmalarını tembih ediyorum...