20 Mayıs 2008 Salı
O '3 Nokta' Çocukları
HoTeL Rwanda
Trailer için tıklayınız
12 Mayıs 2008 Pazartesi
L'ultimo Bacio



1 Mayıs 2008 Perşembe
My life without me*

26 Aralık 2007 Çarşamba
Hacivatın Uçkuru
"vay karagözümmm nereye böyle?"
"hiççç hıcıcavcav sana ne"
Çekiştirme Peter Pan...Geliyorum dedim ya...
25 Kasım 2007 Pazar
Cips + Kola = Sinema

b-) 14 Aralık 2007'de Türkiye'de vizyona girecek olan ve yine sabredip de bekleyemediğim Bee B. Movie isimli animasyon filmini cipsimi kolumun altına alarak izledim. Yorumumu da ekşi sözlük bünyesinde şu şekilde yaptım;

--- spoiler ---
--- spoiler ---
bu arada aldığım dvd üzerinde "cem yılmaz'ın sesiyle" gibi bir ibare vardı. ne kadar doğru bilmiyorum.
http://www.imdb.com/title/tt0389790/
(tirnakmakasi, 21.11.2007 10:02)
#11741948
Ayrıca film hakkında şuradan ve buradan tatminkar bilgiler alınabilir.
c-) Benim gibi Owen Wilson hayranlarının ilgisini çekebilecek değişik bir film olan The Darjeeling Limited bayılacağı bir yapım. Üç arkadaşın ilahi Hindistan yolculuğu ve güven üzerine yapılmış en renkli filmlerden biri. Muhteşem soundtrackleri de eklersek seyri şölene dönüştürüyorsunuz. Başrollerini Owen Wilson, Adrien Bloody, Jason Schwartzman'ın paylaştığı, yönetmenliğini Wes Anderson'un yaptığı film, 15 Şubat 2008'de ülkemize gelerek görücüye çıkacak.
Soundtrackleri Buradan dinlenebilir.d-) Sıradaki film bir Türk filmi. Sevgili Fatih Akın'ın son filmi Yaşamın Kıyısında diğer adıyla "Auf der anderen seite". Televizyonda film hakkında bir şeyler duyduğumuzdan bu yana cemaatte bahsi geçtiğinde ilk aklımıza gelen isim tabi ki Nurgül Yeşilçay oluyor. Filmi izledikten sonra da benim için bu durum değişmemiştir. Nurgül'ün kendisini her geçen gün geliştirdiğinin göstergesidir bu film. Ölümün değişik şekillerini konu alan filmde birbirlerinden bağımsız yaşamların aslında ölümde kesiştiğini görüyoruz. Bana göre Fatih Akın bu işten de yüzünün akıyla çıkmıştır.

İyi seyirler dilerim.
24 Ekim 2007 Çarşamba
Sözüm Yok
1. Meet The Robinsons
2. Ratatouille
3. Flushed Away
15 Eylül 2007 Cumartesi
Bıçak Sırtı
7 Eylül 2007 Cuma
The Simpsons Movieeee

Benim en fazla güldüğüm sahne ise kasabadaki yağma ve kaos anında kilisedekilerin bara bardakilerin ise kiliseye kaçmasıdır. Daha neler var neler...
İzlesene ne duruyorsun?
6 Eylül 2007 Perşembe
Voksne Mennesker
Aşkın mide ağrısını fillerle anlatabilecek kadar sağlam yönetmen Dagur Kári filmidir. 106 dakika boyunca yorulmadan, gülümseyerek izlenilebilecek bir iç hesaplaşmadır. Başrollerini Jakob Cedergren, Tilly Scott Pedersen 'in paylaştığı film siyah-beyazdır. Bu bile filmi izlenebilir kılmaktadır. Film kendi içerisinde bölümlere ayrılmıştır. Aynı Charlie Chaplin filmleri gibi.Duvar boyacısı Daniel ve şişko arkadaşı "büyükbaba"'nın aynı kıza vurulmalarını, kızın Daniel'i seçmesini, büyükbabanın ebatlarının aksine orta saha hakemi olmak istemesini, bir deney merkezinde çalışmasını, Daniel'in parasızlığını, Franc'ın (esaskız) hamile kalarak kürtaj olma kararını harika bir dille ve görsellikle bize sunmuş yönetmen. Filmin en güzel karesi şüphesiz izleyenler de aynı fikirdedir eminim; kürtaj için hastaneye giderken bir anda kızın renklenmesidir ve saçlarının turuncu olduğunun gözümüze sokulmasıdır. Şahanedir. Sadece yarım dakika süren bu görüntünün ardından film istediği mesajı vererek yine siyah-beyaz devam etmektedir. O renkli an Daniel'in baba olmaya karar vermesini anlatır. Araba asla hastaneye gitmez. Filmde dikkatimi çeken ve hoşuma giden replikler var. Misal;
Franc hamile olduğunu öğrendiğinde şampanya açarak derdinden ağlamaya başlar ve bu sırada Daniel eve gelir "Neyin var?" diye sorar. Franc'ın cevabı ise; "Fırında kekim var" olur. Bunun üzerine Daniel "Keki mi yaktın?" der. Franc ise "hamileyim" diye cevap verir. Daniel'in ; "Tamam, şampanyayla mı kutlamak istedin?" sorusuna Franc ağlayarak; "Hayır, işeyemedim" diye cevap vererek beni kopartmıştır. Daniel'e bir süre kal gelir ve şöyle der "Ben baba falan olamam, ben...gazete bile okumuyorum. Başbakan kim onu bile bilmiyorum" . Filmin sonunda görüyoruz ki Daniel baba olabilirmiş :)
Büyükbaba kişisinin ilk maçı bir kadınlar futbol maçıdır. Penaltı kararı vermektedir. "Penaltı..Gel buraya..al sana kırmızı kart.. Ne? Numara mı yaptı o? Tamam o halde kırmızı karttan vazgeçiyoruz. Ama penaltı hala geçerli" Burası da beni çok güldürdü. Böylece büyükbabanın hakemlik kariyeri başlamadan bitmiş oldu.
Daniel kirasını ödeyemediği karavanından atılır. Ve kalacak yer aramaya başlar. Bulamaz. Son çare olarak babasına gider. Nasıl para kazanacağı hakkında fikir yürütürken aklına modellik yapmak gelir. Ve ;
Daniel: O zaman ben de modellik yapar para kazanırım.
Baba: Tipini kullanarak para mı kazanacaksın. Bu çok aşağılayıcı. Hem modellik yaparsan kazandığın paranın yarısını ben alırım. Yarısını da annen alır. Ne de olsa tipinin yarısını benden yarısını annenden alıyorsun.
İşte Voksne Mennesker böylesine değişik bir film. İnternet sitesini mutlaka ziyaret etmenizi ve muhteşem soundtracklerini de [-ki parçaları Dagur Kári'nin kendi grubu slowblow bestelemiştir] dinlemenizi tavsiye buyuruyorum.
Brides [Filmi Anlatıyorum Dikkat Et]
2004 Yunanistan yapımı bir filmle başladım güne. 1922 yılında Yunanistan, Rusya gibi ülkelerden toplanmış , mektup karşılığında Amerika'ya ısmarlanan gelinler. İzmir'den bindikleri gemi onları çok uzak, bilinmeyen bir ülkeye, bilinmeyen yataklara götürüyor. Tam 700 kadın... Korku filmi gibi değil mi? Kadın ticareti o zamanlarda da varmış hem de çok çileli bir biçimde. Haftalarca bir gemi ile Amerika git git bitmez gerçekten. Filmin sitesine bakarsanız eğer benim gibi filmi cd'cilerde aramaya başlayabilirsiniz.
16 Ağustos 2007 Perşembe
Dikkat! Filmi Anlatıyorum.

Ps: Filmin en güzel yanı kesinlikle soundtrackleridir. Dinlenmenizi katiyetle tavsiye ederim.
25 Temmuz 2007 Çarşamba
En Ön Koltuk Benim





3 Temmuz 2007 Salı
Little Children
9 Haziran 2007 Cumartesi
El Laberinto Del Fuano

Pan'ın Labirenti
Bu asla bir masal değil...
Bu gerçek bir masal...
Tek bir kez izlenmemesi gerekilen,
İzlemeden ölünmemesi gerekilen,
Kült filmler listesine bodoslama giren,
Guillermo Del Toro filmi....
Karşınızda;

Ps: Bilirsin yorum yapmam, İzle öyle konuşalım Dünyalı...


